TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası Bursa Şubesi'nde 17. Genel Kurul

TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası Bursa Şubesi'nin 17. Dönem Olağan Genel Kurulu düzenleniyor.
 Tarih: 09-12-2023 13:29:27
TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası Bursa Şubesi'nde 17. Genel Kurul

TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası Bursa Şubesi 17. Dönem Olağan Genel Kurulu'nu Bursa Akademik Odalar'da gerçekleştiriyor.

Mevcut Başkan Fevzi Çakmak'ın tek aday olduğu genel kurul seçimi çoğunluk aranmaksızın tek liste ile yapılıyor.

Düzenlenen genel kurula İYİ Parti Bursa Milletvekili Selçuk Türkoğlu, CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Fethi Yıldız ve TMMOB Bursa Şube Başkanları katıldı.

Ziraat Mühendisleri Bursa Şube Başkanı Fevzi Çakmak'ın konuşmasından satır başları şöyle;

Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Ziraat Mühendisleri Odası BURSA Şubemizin 17. Dönem olağan Genel Kuruluna hoş geldiniz. Sözlerime başlamadan önce Başta Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk ve çalışma arkadaşları olmak üzere, tarım camiası ve Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği, Ziraat Mühendisleri Odası örgütlülüğüne emek vermiş ve bugün hayatta olmayan tüm değerlerimizi saygıyla ve özlemle anıyoruz. 2 yıllık görev süremiz boyunca, Cumhuriyetimizin kuruluşunun 100. ve Şube oluşumuzun 30. yılında, Sorumluluğumuzun daha da arttığının bilinciyle; mesleğin ve meslektaşların haklarını korumak, yeni kazanımlar elde etmek, var olan sorunları çözebilmek için var gücümüzle çalıştık. Bu anlamda, Odamız üyesi meslektaşların dayanışmasını ve oda aidiyetini arttırmak için spor, sanat ve kahvaltı etkinlikleri düzenledik.

"MESLEK ALANLARIMIZIN SORUNLARINI TESPİT ETMEYE ÇALIŞTIK"

Meslek içi eğitimler düzenleyerek meslektaşlarımızın bilgilerini güncellemelerini sağlamaya çalıştık. Çiftçimizin gelişimine katkı koymak, Odamızın gelirini arttırmak için kamu kurumları ile ortaklaşa eğitimler düzenledik. Sağlık Bakanlığından ilk Biyosidal Uygulayıcı Eğitimi yetkisi alan odalardan biri olarak, düzenli eğitimler vermeye devam ettik. Kurduğumuz çalışma grupları ile, bazen yüz yüze, bazen çevrimiçi toplantılar yaparak, meslek alanlarımızın sorunlarını tespit etmeye çalıştık. Bu sorunların genel merkez ve Bakanlık nezdinde çözümü için girişimlerde bulunduk. 2023 yılı Şubat ayında Kahramanmaraş merkezli deprem felaketini yaşadık. Tüm Türk halkı gibi akademik odalar olarak siz değerli meslektaşlarımızın katkıları ile tırlar dolusu yiyecek, giyecek ve sağlık malzemelerini ilgili illere ulaştırırken, Bursa'ya zorunlu olarak göçmek zorunda kalan vatandaşlarımıza da, barınma ve yaşam imkanları sağlamak için bütün imkanlarımızı seferber ettik. Bu felakette yaşamlarını kaybeden vatandaşlarımıza Allahtan rahmet diliyoruz. Yaralananlara da acil şifa dilerken, yaşama tutunmaya çalışan vatandaşlarında bir an önce normal yaşamlarına dönebilecekleri ortamların oluşturulmasını temenni ediyoruz. Felaketlerin üst üste geldiği kötü bir süreçten geçiyoruz. Bu felaketlerin kader olmaması için, bilimi önceleyen, bilimin yön verdiği, plan ve programları uygulamamız gerekliliği de ortadadır. Felaketlerin nedenleri ortada iken, hala bunlardan ders almamış gibi, tarım, mera ve orman alanlarına yeni yerleşim yerleri yapmayı planlamak, yeni felaketlere davetiye çıkartmak anlamına gelecektir.

"TOPRAĞIMIZIN VE HAVAMIZIN KORUNMASI MÜCADELESİNİ KARARLILIKLA SÜRDÜRDÜK"

Yaşanmışlıklardan ders çıkartarak, derhal bundan vaz geçilmelidir. 2023 yılı içerisinde devam eden Rusya-Ukrayna savaşına, bir de İsrail'in Filistin halkına karşı yaptığı insanlık dışı saldırılar eklendi. Büyük önderimiz Atatürk'ün dediği gibi "Savaş zorunlu ve hayati olmalıdır. Ulusun hayatı, tehlikeyle karşı karşıya kalmadıkça savaş bir cinayettir." diyor ve bu cinayetlerin son bulması için, kendilerini sözüm ona, insan hakları savunucusu olan güçlü devletleri, bu cinayetleri son buldurmaları için, göreve davet ediyoruz. Bütün bu olumsuzluklar yaşanırken, odamızın görünür olması, mesleğimiz ve meslektaşımızın sorunları ile paydaşlarımız olan çiftçimizin sorunlarını, tarımın ana unsuru olan suyumuz, toprağımız ve havamızın korunması mücadelesini kararlılıkla sürdürdük. Davet edildiğimiz panel, toplantı ve etkinliklere katılarak, görsel yada yazılı yada sosyal medya üzerinden yayın yapan basın aracılığı ile düşüncelerimizi, bilimsel veriler ışığında anlatmaya çalıştık. Kimi zaman kamuda çalışanlar ile emekli meslektaşlarımızın sorunları için, kimi zaman özel sektörde çalışan meslektaşlarımızın sorunları için, kimi zaman işsiz olan ya da mesleğine uygun işlerde çalışamayan, çalışsa da hak ettiği ücretleri alamayan meslektaşlarımızın sorunları için; basın açılamaları, sosyal medya hesaplarından "Boşuna mı okuduk" yada "Boşuna okumadık " başlıklarını açarak kamu oyu oluşturmaya çalışmanın yanında, çeşitli vesilelerle bir araya geldiğimiz siyasilere sorunlarımızı, istek ve önerilerimizi ilettik.

"FAKÜLTE ÖĞRENCİLERİMİZİN HEP YANINDA OLDUK"

Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği düzeyinde yaptığımız girişimlerle, konu ile ilgili yasa teklifi verilmesini sağladık. Ne yazık ki iktidar partilerinin oyları ile bu teklif gündeme alınmadı. Mesleğimizin ve örgütlülüğümüzün yarınları, geleceğimizin garantisi olarak gördüğümüz gençlerimiz, Ziraat Fakültesi öğrencilerimizin hep yanında yer aldık. Donanımlı, girişimci, tarımsal etik değerleri özümsemiş, mesleğini, odasını ve ülkesini seven birer mühendis olmaları için, bilimsel ve sosyal gelişimlerine katkı sağlamak amacıyla "ZMO Genç Bursa" yapısı altında var olan örgütlülüğümüzü devam ettirdik.

"AYNI KARARLILIK VE İNANÇLA MÜCADELEMİZ DEVAM EDECEK"

Gençlerimizin yarınlara umutla bakabilmeleri ve oda aidiyetini güçlendirmek için, mesleki ve sosyal geziler, kariyer günleri, kahvaltılar düzenledik. Meslek ve meslektaş haklarını ve sorunlarını savunurken, toplumsal sorunlara da duyarsız kalmadık. Zeytin Kanunu'nda değişiklik yapılma girişimi, mera alanlarının tarım dışına çıkartılma çabaları, tarım ve orman alanlarının maden sahalarına ya da sanayiye ve kentleşmeye açılma girişimleri ile Uludağ Alan Başkanlığı oluşturulması, işlenen yada işlenmeye çalışılan kent suçlarına karşı, kimi zaman oda olarak, kimi zaman İKK olarak, kimi zaman da BAOB bileşeni akademik odalar ve sivil toplum kuruluşları ile birlikte, mücadelemizi yasa ve yönetmelikler çerçevesinde sürdürdük. Yeni dönemde seçilirsek aynı kararlılık ve inançla mücadelemiz devam edecektir. Tarımda çalışan mevsimlik tarım işçilerini, BAOB çatısı altında yer alan akademik odalar ve sendikalarla birlikte, yerinde ziyaret ederek, tespit ettiğimiz sorunları ve çözüm önerilerimizi, valilik nezdinde, ilgili kamu kurum ve kuruluşlarına ilettik. Tüm akademik mesleklerde olduğu gibi, mesleğimizin de önemli sorunları olduğu bir gerçektir. Aslında sorun eğitimden başlamaktadır. 43 Ziraat Fakültesi'nden her yıl yaklaşık 5.000 Ziraat Mühendisi mezun olmaktadır.

"ZİRAAT MÜHENDİSLERİ CİDDİ BİR İSTİHDAM SORUNU İLE KARŞI KARŞIYA KALMIŞTIR"

Yaklaşık 30-35 bin meslektaşımız iş aramakta, işi olanların da büyük bir bölümü, aldığı eğitimin dışında mesleklerde çalışmak zorunda kalmaktadırlar. Bu anlamda, meslektaşlarımızın emeği, ailelerinin ekonomik gücü ve devletimizin kaynakları da boşa harcanmış olmaktadır. Ziraat Mühendisliği mesleği, 1980 yılına kadar altın çağını yaşamıştır. Bu zaman zarfında Ziraat Fakültelerine gelen öğrenciler, üniversite sınavlarında başarılı ve en seçkin öğrenciler olmuşken, 1980 yılından sonra tüm Yüksek Öğretim kurumlarında olduğu gibi, tarımsal öğretimde de ciddi bir deformasyon ve dejenerasyon meydana gelmiştir. Fakülte sayıları ve bölümlerin öğrenci kapasiteleri bir kaç misli artırılmış, Ziraat Mühendisleri ciddi bir istihdam sorunu ile karşı karşıya kalmışlardır. Bu durum, doğal olarak Ziraat Fakültelerini tercih eden öğrenci kalitesini de son derece olumsuz etkilemiştir. Yeni açılan Fakültelerin altyapı, öğretim elemanı, teknik araç gereç, laboratuvar ve uygulama imkânlarının yetersizliği ve endüstri 4.0'ın konuşulduğu bir çağda, kendisini güncelleyemeyen bir eğitim sistemi nedeni ile, meslekte nitelik sorunu ortaya çıkmıştır.

"BU TÜR YANLIŞLIKLARIN BİR DAHA TEKRARLANMAMASINI UMUYORUZ"

Ziraat Fakülteleri açılırken, ülkesel ve bölgesel ihtiyaçlar dikkate alınarak, ihtiyaca göre, alt yapı, üst yapı ve kadro bakımından tam donanımlı olması sağlanmalıdır. Bu özellikleri olmayan ve ihtiyaçtan fazla olarak açılmış bulunan Fakültelere yeni öğrenci alınmamalı, bu kurumlar araştırma kuruluşlarına dönüştürülmelidir. Olağanüstü bir durum olduğunda ilk akla gelen, Fakültelerin tatil edilmesi olmuştur. Bitkiyi, hayvanı, ilacı, gübreyi, sulama sistemini, traktörü, alet ekipmanı görmeden, tarlada, bahçede, ahırda, ağılda, kümeste, labaratuvarda çalışmadan, sebebi her ne olursa olsun, uzaktan eğitimle Mühendis yetiştirilmemesi gerekir. Bu tür yanlışlıkların bir daha tekrarlanmamasını umuyoruz.

İYİ Parti Bursa Milletvekili Selçuk Türkoğlu'nun konuşmasından satır başları şöyle;

Bir mesaj vardı. Ya bu sürekli bize gelen bir mesaj. Eee gerek mail yoluyla, WhatsApp'tan sayın vekilim bizler yıllardır atama bekleyen binlerce ziraat mühendisiyiz. Tarım ve Orman Bakanlığı. Başta olmak üzere devletin her birimine mağduriyetimizi iletiyoruz. Ama kimse oralı bile değil. Mecliste sesiniz olur musunuz? Gibi pek çok meslek grubundan atanamayan öğretmenlerden. Ama hususen son zamanlarda genç ziraat mühendislerinden sürekli bu mesajları almaktayız. Sayın başkan hem faaliyetlerini hem de genel manada Türk tarımının ziraatin içerisinde bulunan problemleri dile getirdi. Bizim baktığımız zaviyeden mesele birazcık da şöyle gerek eğitim politikasıyla alakalı bir ciddi sorun var. Gerekse Türk tarım politikasıyla alakalı büyük sıkıntılar var. Başköy'ün orada buğdaylar toprağın altına depolanmış. Gittik, yerinde gördük. Yağmur da basmış. İşin özeti şu. İthal edilen buğdayı olarak koyuyorsunuz.

"TARIMI YENİDEN CANLANDIRMAYI BECERMEDEN HİÇBİR SORUNUMUZU ÇÖZEMEYECEĞİMİZ AŞİKAR"

Mühendislerimizin akademik kadroları hali perişan. Türk tarımını ve Türk çiftçisini ayağa kaldırmadan yeniden üretmeyi, tarımı yeniden  canlandırmayı becermeden hiçbir sorunumuzu çözemeyeceğimiz de aşikar. Ben bu kadar işi bilen insanın arasında onlara anlatmak yani bu bilgileri tekrarlamamıza gerek yok. Şunu yapmaya gayret ediyoruz. Sivil toplum kuruluşları, özellikle akademik odalar, emek örgütleri gerçekten toplumun önemli sinir uçlarıdır. Buralar susarsa, buralar öncülük etmezse, bugün millet adına, toplum adına hiç kimse belki doğruları haykırmayacak ve mücadele etmeyecek. O yüzden çok ağır sorumluluklar var.

CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal'ın konuşmasından satır başları şöyle;

Divan Başkanım söyledi. Salonda niye bu kadar azız? Aslında az değiliz. Eğer bu kadar ağır koşulların olduğu bu kadar açıkçası kötü yönetilen bir ülkenin insanları olarak ve mesleğin birer bireyi olarak bu kadar insanın burada toplanmasını ve kıymetli buluyorum. Çünkü hayatın her alanında nefes alma olanaklarımızın kesildiği, tarımın yerle bir edildiği tarihsel bir dönem. İthalat şöyle. böyle şöyle iletiyoruz, böyle üretiyoruz. Arkadaşlar açık bir tercih var ortada. 21 yıllık AKP iktidarı bu ülkede tarımı yerle bir etti. Ve etmeye de devam ediyor. Çok açık, çok net. Sadece iki örnek vereceğim bununla ilgili. Birinci örnek 2023 bütçesidir. Tarımın temel sorunu nedir hep birlikte biliyoruz. Değil mi? Yani ya girdileri kontrol etmek zorundasınız. Girdileri desteklemek zorundasınız. Ya da toplumun alım gücü çok yüksek olmalı ki siz hangi maliyetle üretirseniz üretin alım gücü olmalı. Üçüncüsü de ihracata dönük ürünlerde eğer dünya piyasasıyla rekabet edeceksiniz. O rekabetle rekabeti de çiftçi üzerinden değil bizatihi iktidarın uyguladığı politikalar üzerinden yapmak zorundasınız. Ekonomi politikaları üzerinden yapmak zorundasınız. Var mı öyle bir şey? Yok. Kim var? Mehmet Şimşek. Kaçıncı Tarım Bakanı? Değişen ne? Hiç fark etmiyor. Bir finans kontrol programı var. O programın içerisinde tarım yok. Nasıl yok söyleyeyim. 2023'te eğer gerçekleşirse 63 milyar TL tarıma destek verecekler. 2 milyonun üzerinde kayıtlı çiftçiye Ziraat Odaları'nın da 4 milyonun üzerinde kayıtlı çiftçisi var.

 

  DİĞER GÜNDEM Haberleri
HABER ARŞİVİ
BİZİ TAKİP EDİN
  • YUKARI